
İş dünyası hiç olmadığı kadar hızlı. Pazarlar değişiyor, krizler üst üste geliyor, karar süreleri kısalıyor. Bu hız baskısı altında C-Level yöneticilerden beklenen şey ise net: doğru kararı, doğru zamanda almak.
Ancak pratikte hızlı karar almak, her zaman doğru karar almak anlamına gelmiyor. Aksine, üst düzey yöneticilerin en sık düştüğü stratejik hataların büyük bölümü, fazla hız ve fazla özgüvenden kaynaklanıyor.
Bu yazıda, deneyimli yöneticilerin bile fark etmeden tekrar ettiği kritik stratejik hataları ve bu hataların arkasındaki zihinsel tuzakları ele alıyoruz.
1. Aşırı Özgüven Tuzağı: “Bunu Daha Önce De Gördüm”
Deneyim, yöneticinin en büyük sermayesidir.
Ama aynı zamanda en büyük kör noktası da olabilir.
Birçok üst düzey yönetici benzer bir durumu geçmişte başarıyla yönettiğini düşünerek, bugünkü tabloyu yeterince analiz etmeden karar alabiliyor. Oysa:
Pazar koşulları değişti
Teknoloji değişti
İnsan profili değişti
Risklerin doğası değişti
Geçmiş başarılar, bugünün garantisi değildir.
Stratejik hataların önemli bir kısmı, “Bu sefer de böyle olur” varsayımıyla başlar.
2. Veri Var Ama Karar Sezgisel
Bugün şirketlerin çoğu veriye boğulmuş durumda.
Ancak paradoks şu: Veri arttıkça sezgiyle karar alma eğilimi de artıyor.
Kritik raporlar toplantıda sadece “bilgi amaçlı” geçiliyor
Zor veriler yerine yöneticinin iç sesi öne çıkıyor
Karar, en güçlü sesin dediği yönde şekilleniyor
Veriyle karar almak, sadece dashboard görmek değil;
doğru soruyu sormak, veriyi yorumlamak ve çelişkiye tahammül edebilmektir.
3. Ekipten Kopuk Strateji
C-Level pozisyonuna geldikçe, yöneticinin çevresi daralır.
Geri bildirimler filtrelenir.
Kötü haberler yumuşatılır.
Bu da şu riski doğurur:
Strateji, sahadan kopar.
Operasyonel gerçeklik masaya gelmez
Orta kademe yöneticilerin sesi duyulmaz
Organizasyonun direnci yanlış okunur
Sonuç: Kâğıt üzerinde mükemmel, sahada çalışmayan stratejiler.
4. Hız Baskısı Altında Alternatifsiz Karar
“Bu kararı bugün almalıyız” cümlesi, çoğu zaman tartışmayı bitirir.
Oysa hızlı olmak, alternatifsiz olmak zorunda değildir.
En riskli kararlar genellikle:
Tek senaryo üzerinden alınan
Karşı argümanı olmayan
“Başka seçeneğimiz yok” diye başlayan kararlardır
Stratejik liderlik, hız ile düşünme derinliğini aynı anda yönetebilmektir.
5. Kısa Vadeli Kazanç – Uzun Vadeli Bedel
Üst düzey yöneticiler üzerinde sonuç baskısı yüksektir.
Bu da bazı kararların kısa vadeli başarı uğruna alınmasına yol açar:
Kültürü zedeleyen hızlı reorganizasyonlar
İnsan kaynağını yoran agresif hedefler
Markaya zarar veren maliyet kesintileri
Bu kararlar ilk etapta “başarılı” görünse de, uzun vadede şirketin dayanıklılığını zayıflatır.
Peki Çözüm Ne?
Stratejik hatalar çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil,
bakış açısı darlığından kaynaklanır.
Bu nedenle bugün birçok üst düzey yönetici:
Kendi konfor alanının dışına çıkmak
Farklı sektörlerden akranlarıyla düşünmek
Karar alma kaslarını yeniden güçlendirmek
için Executive Education programlarına yöneliyor.
Çünkü strateji, tek başına düşünülmez.
Strateji, doğru ortamda, doğru sorularla geliştirilir.
BMI Perspective
BMI Business School İstanbul’un C-Level ve Executive Education programları, yöneticilerin tam da bu kritik kör noktalar üzerinde durmasını; deneyimi güncel bakış açısıyla yeniden çerçevelemesini hedefler.
Bugünün karmaşık dünyasında liderlik, hızlı olmak kadar derin düşünebilmeyi de gerektirir.
